Print this page
Wednesday, 21 October 2020 14:32

21.10.20 köşe yazısı

Rate this item
(0 votes)

Alithia gazetesi

Başlık Kıbrıs Rum tarafının Tatarları,

Kaleme alan Pambos Haralambus

EDEK başkanı Marinos Sizopulos dün yaptığı açıklamalarda Kıbrıs Türk toplumunda Pazar günü yapılan seçimlerin sonucunun, ilk ve belirleyici rolün Ankara’ya ait olduğunu kanıtladığını ifade etti. Sizopulos bunu şöyle açıkladı: bu yasadışı seçimler Kıbrıslı Türklerin temsilcisinin seçilmesini değil 1974'ten beri Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarını elinde tutan Türkiye'nin temsilcisinin belirlenmesini hedefliyordu. Buna benzer bir analiz yapan DİKO başkanı Nikolas Papadopulos da hiçbir Kıbrıslı Türk siyasetçinin Kıbrıs sorunundaki gelişmeleri belirlemediği sonucuna varıyor, “aksine Türkiye’nin işgal altındaki bölgedeki belirleyici rolü ve tam kontrolü bir kez daha kanıtlamıştır“ diyordu. Elbette ELAM da ve özellikle de merkezdeki partilerin kaymak tabakasını temsil eden Dayanışma hareketi de değerlendirmelerinde aynı basit sonuçlara vardılar. Kahve sohbetlerinde en sık rastlanan cümleyle söyleyecek olursak eğer: Ha Tatar, ha Akıncı. Hepsinin soyu sopu bir.
Mustafa Akıncı geçen geçen Ocak ayında, Tatar’a yenildiği seçimlere adaylığını açıklarken "iki toplum arasındaki görüş ayrılıklarının Kıbrıs'ta gitgide derinleştiğini” söylemiş ve “federasyon çözümü sağlanmadığı takdirde adanın kalıcı bölünme riskiyle karşı karşıya olduğu” konusunda uyarmıştı. "Acele etmeliyiz. Onca yıldan sonra bir dönüm noktasına vardık” demişti. "Federal bir çatı altında birleşme çözümünü sağlayamazsak, Kıbrıs'ın kuzeyi Ankara'ya daha bağımlı hale gelecek ve fiilen bir Türk ili olacaktır" demişti. Türkiye’ye bağımlılığa ve adanın ilhakına savaş açan bir Akıncı’nın sırf Akıncı’nın bu görüşleri nedeniyle Ankara tarafından dayatılan bir Tatar’la aynı şey olmadığını anlamak çok mu zor? Akıncı'nın, Ankara’nın temsilcisi olmadığı için Türkiye tarafından altının oyulduğunu anlamak çok mu zor? Taksime direnen, federasyonu savunan bir liderin “onlar orda biz burda” politikası güden bir liderden farklı bir şey olduğunu kavramak çok mu zor? Hayır bir kimsenin bunu anlaması zor değil. Ama kabul etmesi olması zor tabi. Kıbrıs Rum tarafının Tatarları bunu nasıl kabul etsin ki?